14 Mart 2013 Perşembe

AKSESUAR MODASINDAKİ BÜYÜK TAŞLAR

Kıyafetlerin büyük bir tamamlayıcısı olan ve onları daha gösterişli hale getiren takılarda bu sene büyük taşlar oldukça fazla kullanılmış durumda. Yüzüklerin, küpelerin ve kolyelerin hatta halhalların uzunca bir zamandır hanımların gözdesi olması sonucu takı tasarımcıları da her yıl yeni modelleri ile karşımıza çıkmaktadır. Kadınların neredeyse koleksiyon haline getirdiği bu ince detaylı tasarımlarda bu yılki son modaoldukça büyük taşlar, hayvan motifleri, çiçek desenleri ve değişik metaller. Taşların yanı sıra metallerin de oldukça kullanıldığı 2012-2013 sezonu takı tasarımlarında hanımlar gösteriş yapacak gibi duruyor. Renkli ve büyük taşların fazla miktarda kullanıldığı yüzükler neredeyse parmakları kaplayacak büyüklükte. Elleri daha minik gösteren bu yüzükler ile tek takı kullanarak elbisenizi sade ve şık bir görüntüye büründürebilirsiniz. Kolyelerdeki hayvan motifleri ve çiçek desenleri ise değişik bir stili yansıtmakta. Metal ise kendi ağırlığını ortaya koymakta. Altın gümüş ve bronzun renklerinin moda olduğu 2012-2013 takı sezonunda hanımlar her kıyafete uygun takı bulmakta zorlanmayacaklar. İncilerin de çok ön planda olduğu kolyelerde son dönem moda ise tasma ya da diğer bir deyişle yaka kolyeler. Taşlar, metaller, inciler ve kumaşlardan yapılan bu kolye modelleri de yakasız kıyafetler de oldukça dikkat çekici ve göze çarpıcı bir tarzı simgelemektedir. Sizler de 2012-2013 sezonu takı tasarımlarına mutlaka bir göz atın ve elbiselerinizi tamamlayın.

13 Mart 2013 Çarşamba

Kaza yapmamak için tavsiyeler

Trafik kazalarını azaltmak hatta neredeyse sıfıra indirmenin bazı yolları vardır. Bu yollardan kısaca bahsedeceğiz. Yaklaşık 10 yıldır, Türkiye'nin çeşitli illerinde Trafik Polisliği yapmış olan, bilgisine ve tecrübesine oldukça güvendiğim bir arkadaşımla yaptığım söyleşiyi kaleme alacağım. Her maddeyi dikkatlice okuyun ve uygulamaya çalışın. Çünkü gerçekten hayat kurtaracak yöntemler bulunuyor. Aşırı hız yapmayın Artık herkesçe bilinen bir söylem oldu bu. " Aşırı hız felakettir ". Türkiye'de bulunan sürücülerin neredeyse hepsi bunu bilir. Fakat büyük bir çoğunluğu dikkat etmez. Yüksek hızla gidildiğinde, görüş açınız düşer. Çevrenizde görebileceğiniz alanlar sınırlı hale gelir. Bu yüzden önünüze çıkacak bir nesneyi yada kişiyi yada hayvanı farketmeyebilirsiniz. Durma mesafeniz azalır. 100 km/h ile giderken 50 metrede durabileceğiniz gibi, 180 km/h ile giderken 90 metrede durabileceğinizi unutmayın. Tabii ki yağışlı havalarda durma mesafeniz uzayacaktır. Seyir halindeyken bir nesneye, duvara, araca çarptığınızda, aracınız dursa dahi, sizin aynı hızla camdan dışarı fırlayacağınızı unutmayın. Burada emniyet kemerinin önemi de ortaya çıkıyor. Emniyet kemerinizi takmadan seyir haline geçmeyin. Alkollü araç kullanmayın Alkollü olarak araç kullanmanın ne derece tehlikeli olduğunu, yine birçok vatandaşımız biliyor. Fakat yine birçok vatandaşımız, bu alışkanlıktan kurtulamıyor. " 10 bira içsem de bana dokunmaz " diyen ve kaza yaparak can ve mal kaybına neden olan çok sürücü gördük. Kendilerine geldiklerinde yaptıklarından çok pişman oluyorlar. Fakat, hapishanede vicdan azabıyla başbaşa kalıyorlar. Alkol kullanan birinin, görüş gücü zayıflar. Refleksleri geç tepki verir.

12 Mart 2013 Salı

hayallerine dokunmak

Geçenler de bir arkadaşım ile kahvemi yudumlarken, aklıma geldi. "Sen hiç hayallerine dokunabildin mi?" dedim. Gerçekten de uzunca bir süre bunu konuştuk. Eve geldiğimde kulaklarım da çınlıyordu, bu soru. Başkalarına sorabiliyoruz ama acaba biz dokunabiliyor muyuz hayallerimize? Önce yıllardır kurduğum hayalleri düşündüm. Bazılarının yanından bile geçemediğim gerçeği çarptı yüzüme. Hava yağmurlu ve de gecenin ilerleyen saatleri… Gece daha çok hüzünlenmeme neden oldu. Sahi bu gecelerin benimle alıp veremediği neydi? Hayallerime dokunamadığımı fark edince, bahaneler uydurdum içimden! Çok yüksek tutmuşum be, dedim. Kim bunları başarabilirdi ki? Oysa düşündükçe içim parçalanıyordu… Kaybettiğim şeylerin hayali ulaşılmazdı belki, peki ya kazanacaklarım? Önceden çok hayal kurardım, gerçekleşeceğine inandığım… Şimdiler de bunu bile bıraktım. İnsan daha hayal bile kuramaz iken nasıl ulaşabilirdi ki isteklerine? Zordu hayat sanırım, insanın içini acıtan ya da sızlatan olaylar yaşatıyordu, bazen… Bir soru cümlesi, kısacık bir soru cümlesi, yakmıştı içimi! Toparlanın! Onca hayaliniz, onca umudunuz yok olup gidiyor! Son kez baktığınız da bu Dünya yaşamına, neleri başardığınızı değil de neleri yarım bıraktığınızı anımsayacaksınız. O nedenle daha vakit varken, hadi dokunun hayallerinize !!!

10 Mart 2013 Pazar

Ben Bilmem Eşim Bilir

KanalD'nin bu sene Ramazan ayında yayınlamaya başladığı Ben Bilmem Eşim Bilir, İlker Ayrık'ın sunumuyla seyirciyi sıkmayan, eğlendiren yapımlar arasında yerini aldı. Ramazan ayının bitmesiyle hafta sonları yayınlanmaya başlayan yarışma programı, oldukça ciddi rakiplerine rağmen ayakta kalmayı başarıyor. Show TV ile yaşadığı anlaşmazlıktan sonra kanal değiştiren ve Star TV ile anlaşan Acun ILICALI'nın sunduğu Yetenek Sizsiniz Türkiye ve bu açığı aynı consept fakat farklı bir tarzı olan En Büyük Show ile kapatmaya çalışan Show TV ile beraber kıyasıya bir rekabet içine girmiş durumda. Yetenek Sizsiniz Türkiye, her yıl kendini izlettirmeyi başarıyor. Bunun sebebi, Acun'un zekası ve farklı alanlarda yeteneklerini sunan yarışmacılar. Fakat açıkçası bu sene bir şeyler eksik gibi. Şahsen ben, Ben Bilmem Eşim Bilir yarışmasını daha eğlenceli buluyor ve bu yarışmayı seyrediyorum. Fakat bu yarışmayla ilgili birkaç eleştirim olacak. Eleştirim KanalD yönetimine yada program yapımcısına değil. Eleştirim, katılan yarışmacıların bazılarınadır. Bildiğiniz gibi buraya sevgili, nişanlı yada evli çiftler katılıyor. Sonuçta birbirini seven, tanıyan, değer veren çiftler bunlar değil mi? Fakat bazı çiftleri görünce çok şaşırıyorum. Bir yarışma da iddiayı çok yükselttiği yada az söylediği için, söylenen iddiayı yapamadığı için birbirini azarlayan çiftlerle karşılaşıyoruz. Ya bu bir oyun değil mi? Ucunda bir araba var tamam. Ama o araba eşinizden, nişanlınızdan yada sevgilinizden daha mı önemli? Yapmayın arkadaşlar. İnanın bazı sahnelerde, izleyici olmama rağmen ben utanıyorum. Geçenlerde yarışan bir çift vardı. Şimdi isimlerini hatırlayamıyorum. Esmer bir erkek yarışmacı, yarışma boyunca öyle hareketler yaptı ki, sempatikliği ve sakinliği ile bilinen İlker Ayrık'ı bile çileden çıkarttı. Arabanın üzerine çıktı, altına girdi, oraya buraya laf attı. Daha bir sürü, kendince komik fakat aslında itici olan hareketler yaptı. Sevgilisi ise bir o kadar ağır başlıydı. Fakat ne yaptı ne etti yarışmayı da kazandı. Uzun sözün kısası, yarışma çok iyi. Fakat bazı çiftlerin birbirine kızması, azarlaması çok da hoş değil. Ama ne bileyim, belki bunlarda işin tuzu biberi oluyor : )

8 Mart 2013 Cuma

Galaxy S4 Sızıntıları Devam Ediyor

Galaxy S4 Sızıntıları Devam Ediyor 2012 yılının satış şampiyonu Android ve özellikle akıllı telefon devi Samsung'un 14 Martta tanıtılması beklenen yeni amiral gemisi Galaxy S4 ile ilgili söylentiler ve şirketten sızıntılar sosyal medyada oldukça artmaya başladı.Özellikle cihazın bir önceki modeli Galaxy S3'den sonra yenilenecek tasarımı çok merak ediliyor. Sosyal Medya yeni Galaxy S4 ile ilgili prototip görselleri ve sahte, photoshopda tasarlanmış görseller çok fazla bulunmaya başladı.Özellikle sosyal medyada yayılan bu son görsel kullanıcıların oldukça fazla ilgisini çekti.Görselde Galaxy S4 I-9500 yazısı görünüyor.Ancak diğer sızan görseller gibi bu görsel de bulanık ve karanlık.Bu derece gelişmiş kameralara sahip cihazlar ile çekilen bu sızıntı görsellerin bu derece kötü fotoğraflarla yayılması da oldukça garip aslında.Her ne kadar bu görselin photoshop ile tasarlanmış olma ihtimali olsa da daha önce bu şekilde yayınlanan Browsermark testlerinin doğru olduğu ortaya çıkmıştı. Her ne kadar Sosyal Medya da fazlaca görsel yayınlansa da gerçek tasarımı 14 Martta göreceğiz.Ancak cihazın tasarımının Galaxy S3 modeline göre daha köşeli olacağı tahmin ediliyor ve cihazın teknik özelliklerinin (Ram, GPU, CPU) Note 2 modeline benzeyeceği şimdiden aşikar. Kaynak : http://burdahersey.net/kategori/sosyal-medya

6 Mart 2013 Çarşamba

Yedigöller Milli Parkı

yaz tatilinigeçirmek için oldukça ideal bir yerdir Yedigöller bölgesi. Yedigöller, Bolu ili sınırları içinde 2019 hektarlık alandaki bir milli parktır. 1965 yılında Milli Park olarak ilan edilen alan Ankara İstanbul karayolu üzerindeki 152.km Yeniçağa ve 190.km Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşmak mümkündür. Yöre oldukça engebeli bir arazi üzerindedir. Arazi genel itibariyle Kayın ağaçlarının egemenliğindeki ormanla kaplı olsa da meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, göknar, sarıçam, ıhlamur buna benzer değişik ağaç türleri de bulmak mümkündür. Parkın hâkim olduğu alanlarda yabani hayvanların da sayıca çoğaldığını söyleyebiliriz. Karaca, geyik, ayı, yabani domuz, tilki, sincap ve kurt türlerine rastlamak mümkündür. Kültür alabalığı yetiştiriciliği de ilk kez bu parkta 1969 yılında yapılmıştır. Günübirlik piknik, kamp, olta balıkçılığı, yürüyüş, fotoğrafçılık amaçlı bolca ziyaretçileri bulunmaktadır. Bölgeye ismini veren yedi tane göl ise kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması ile oluşmuş irili ufaklı göllerdir. Bölgede bulunan göllerin ismi ,Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl, Kurugöl ve Seringöl'dür. Doğal fotoğraflar çekmeyi seviyor, sessiz ve sakin mekânlar arıyorsanız mutlaka fotoğraf makinelerinizi alıp bir an öncelik olarak vakit kaybetmeden yola çıkmanızı tavsiye ederiz. tatil yöreleri için tavsiye edebileceğimiz yerlerden biridir. Kaynak : http://www.tatilkutusu.net/yedigoller-bolu/

4 Mart 2013 Pazartesi

Beşiktaş-Fenerbahçe maçı

Beşiktaş-Fenerbahçe maçını izlemek için taraftarlar Dolmabahçe'ye akın etti. Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan maç, saat 20:00'da başlayacak. Spor Toto Süper Lig'in şampiyonunu belirleyecek maçlardan biri olan Beşiktaş-Fenerbahçe mücadelesi, bu akşam saat 8'de başlayacak. Fırat Aydınus'un yöneteceği karşılaşmayı, Fenerbahçe kazanırsa liderliğe yükselecek. Beşiktaş açısından da oldukça önemli olan mücadele nefesleri kesecek. Beşiktaş'ta cezalı olan kaleci Rüştü ve sakat olan Necip forma giyemeyecek. Fenerbahçe'de ise, sezonu kapatan Sow ve Sezer oynayamayacak. Yıldırım Demirören'in şike davasında izlediği politikayı eleştiren Galatasaray ve Trabzonspor'un gözüde bu karşılaşmada olacak. Son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde, Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın kardeş takım olduklarına dair paylaşımlarda bulunan taraftarlarda, bu maçın sonucunu merak ediyorlar. Fiyapı İnönü Stadı'nda oynanacak olan karşılaşmanın ideal kadroları ise şöyle : Beşiktaş: Cenk, Hilbert, İbrahim Toraman, Egemen, İsmail, Ernst, Veli, Fernandes, Simao, Quaresma, Almeida Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Bekir, Yobo, Ziegler, Mehmet Topuz, Cristian, Selçuk, Stoch, Alex, Semih

1 Mart 2013 Cuma

Hıçkırığın sebepleri

Diyaframın ani ve istem dışı kasılmaları sonucu oluşan soluk alışverişleri sırasında hıçkırık oluşur. Hıçkırık kısa süreli ise endişe edilecek bir durum yok demektir.Çünkü hazımsızlık bile hıçkırığa neden olabilmektedir.Fakat kişi sık sık ve uzun süreli hıçkırık nöbetleri yaşıyorsa bu durum ciddi sorunlar yaratabilir. Bu durum genelde pek önemsenmemektedir.Eğer hıçkırık arada sırada oluyorsa ve hemen geçiyorsa tabi ki de önemsenecek pek fazla şey yoktur.Ama eğer kişi uzun süreli hıçkırıyor ve etrafından yine mi bakışı alıyorsa orada bir sorun var demektir. Mutlaka doktora gidilmelidir. Hıçkırığa sindirim sistemimizi etkileyen pek çok şey neden olabilir.Diyaframa yakın organlardaki rahatsızlıklar,ilaç alınması,anestezi,psikolojik nedenler,karaciğer ve dalak büyümesi, menenjit, farenjit, guatr, zatürree, astım, tümörler, reflü de nedenler arasındadır.Ve daha pek çok neden olabilir. Hızlı yemek yemek,yemek yerken konuşmak vb. Sık tekrarlayan hıçkırık nöbetlerinde ilk olarak ilaç tedavisi uygulanır.Gerek olduğu taktirde cerrahi müdahalelere baş vurulur.Hıçkırık uzun süreli tekrar ediyor ve aşırı kilo kaybı ve boğaz yanması da bu durumu takip ediyorsa yemek borusu kanserinin belirtisi olabilir.Diyafram sinirlerindeki bir rahatsızlığın ya da nadiren de olsa ansefalit denen bir beyin rahatsızlığının da nedeni olabilir.

28 Şubat 2013 Perşembe

İzmirim

Aklınıza ilk gelen istanbul değil mi? Peki ya havasının yanı sıra insanlarının da sıcaklığından da bahsedecek olursam,güneş olmadığı zamanlar da bile içinizin sıcacık olduğu bir şehir…Kötülüğün virüs gibi dağılmadığı bir şehir,büyük olmasına rağmen içindeki insan sevgisini böyle bir zamanda bile kaybetmemiş olan bir şehir İZMİR… Anlatılmakla bitirilmeyecek bu şehiri her farklı insan anlatmaya bir başladımı arkasına yaslanır derin bir nefes alır ve gözleri kapalı anlatmaya başlar.Her cümlesi aşk kokar,şiir gibi dökülüverir ağızlardan teker teker egenin incisi.Hele bir de kalbi ege de kalanlar ama bedeni uzakta olanlar öyle bir anlatır ki,erkek sevdiği kızı anlatır gibi,kız ise sevdiği adamı anlatır gibi… Gençliğinizde Kordon'da , Alsancak'da,Karşıyaka'da,Bostanlı'da anılarınız varsa eğer hep genç kalır,toz tutmamış kalır o anılar.Bir de İzmir Fuarı'nda ve Kemeraltında çocukken kaybolduysanız,o küçük ellerinizle saat kulesinde ki güvercinlere yem atıp güvercinlerin peşinden koşturduysanız eğer çocukken yaşadığınız o masum anıların en nadide köşesine yerleşir ömür boyu.Şehrin bu zarifliği yansımış kızlarımızın yüzüne tıpkı bu şehir gibi narin güzelliğini toprağından almış,deniz kokan…Yakamozların dans ettiği,imbat esen egenin incisi hissedene güneşin batmadığı şehir… Atasına sahip çıkan bu şehir…Atasını dev gibi taşına toprağına işlemiş bu şehir vefa kokar her bir köşesinde.Kimine göre gavur kimine göre kanının son damlasına kadar TÜRK olan MÜSLÜMAN şehir değerini bilene harikalar diyarı,bilmeyene ise öylesine bir şehir işte.Toprağının değerini bilir,arkasından vurmaz ülkesini.İliklerine işlemiştir vatan sevgisi.Konak'da İlk Kurşun Anıtı'nın her önünden geçişinde bunu bir kez daha hatırlar ve bir kez daha aşık olur bu şehire..

27 Şubat 2013 Çarşamba

İnternetten mturk ile para kazanın

İşte size oturduğunuz yerden para kazanmanızı sağlayacak bir site. Siteye geçmeden önce (duymamış olduğunuzu varsayarak) sitenin adını nerden aldığını açıklayalım. Zira bu oldukça ilginç bir hikaye. 19.yy'da Avrupa'da Osmanlı yapımı olduğu söylenen bir robot ortaya çıkar. Bu robotun özelliği çok iyi satranç oynaması ve en usta rakipleri bile yenebilmesidir. Tam 84 yıl boyunca robot yani The Turk Avrupa ve Amerika'da yüzlerce satranç maçı yapıp çok azını kaybetmiştir. Daha sonra çözülen bu sır ise oldukça basit bir gerçeğe dayanıyor aslında. Robotun içindeki satranç dehası bir cüce, robotu hareket ettirmekte ve herkesi kandırmaktadır. The Turk, yapay zekaya duyulan özlem ve ihtiyacın ne kadar eskiye dayandığını gösteren küçük bir örnek olması açısından ilginç. Amazon Mechanical Turk de ardındaki insan zekasını gizleyerek benzer bir akıllı sistem yanılgısı yaratıyor. Bu yüzden olsa gerek, mturk.com da slogan olarak "Yapay yapay zeka" ibaresini kullanmakta. Bilgisayarlar için zor insanlar için kolay Mechanical Turk'ün kısaltması olan mturk.com temel olarak bilgisayarlar için zor fakat insanlar için kolay sorulardan oluşuyor. Siz de bu soruları cevapladıkça para kazanıyorsunuz. Örneğin, "hangi kolye tasarımı daha güzel" ya da "aşağıdaki grafikler sizce hani kategorilere ait" gibi soruların yanında belli bir metnin başka bir dile çevrilmesi gibi daha "alışılageldik" görevlere sitede rastlamak mümkün. Tabii kazandığınız para yaptığınız işin zorluğu ve süresiyle orantılı olarak değişiyor. Mechanical Turk'ün en sık kullanıldığı alanlardan biri, şirketlerin elindeki dağınık ya da yanlış olan bilgilerin düzeltilmesi. Ayrıca sitede genel olarak basit anket türevi sorulara da sıkça rastlamak mümkün. Ne kadar para? Eğer halihazırda amazon.com kullanıcıysanız mevcut kullanıcı adı ve şifrenizle mturk.com'a giriş yapabilirsiniz. Fakat site sizden ek olarak örneğin bilgilerinizdeki adres satırını doldurmanızı talep edebilir. Buraya gerçek bilgilerinizi yazmanızı tavsiye ederiz. Siteye sadece "işçi" olarak değil "işveren" olarak da kayıt yapabilirsiniz. Bu durumda site sizi bambaşka bir arayüz ve yardımcılarla karşılayarak, iş tanımınızı ve ayırdığınız bütçeyi belirlemenizi istiyor. Fakat işveren statüsü için ne yazık ki ABD'de oturmak gerekiyor. İşverenler her iş için, zaman kısıtlaması ya da işçilerin belli bir ülkeden olması gibi farklı şartlar öne sürebiliyor. Dolayısıyla işleri kabul etmeden önce bu gibi özellikleri de dikkate almanızda fayda var. Peki bu HIT'lerden (Human Intelligence Tasks) ne kadar para kazanabilirsiniz? Fikir vermesi için belirtelim bu ücret 3 cent ile 5 dolar arasında değişebiliyor.

26 Şubat 2013 Salı

Abant Gölü

tatil denilince akla gelen ilk yerlerin başında yer alır Abant Gölü. Abant Gölü 1350 metre yükseklikte Bolu'nun 34 kilometre güney batısında bulunmaktadır. Göl çoğunluğu çam ve köknar ağaçlarından oluşmuş doğal bir park içinde bulunmaktadır. Göl, Abant Dağları üzerinde arazi kaymaları ile oluşmuştur. Yaklaşık 125 hektar alana yayılmış gölün en derin yeri 17 - 18 metre civarlarında ölçülmüştür. Gölün çevresini ortalama bir hızda yürümek isterseniz, yaklaşık 1,5 saat sürecek doğal harikaya 4 bir yandan kuş bakışı görme şansına da sahip olabilirsiniz. Abant Gölünde havuz yöntemi kullanılarak alabalık yetiştirilmektedir. Bu yöntem Türkiye'de ilk kez burada uygulanmıştır. Ek Olarak gölün hemen başında köylülerin kurdukları pazardan doğal ve katkısız ürünler de satın alma şansına sahipsiniz. Abant Gölünde göze çarpan ve kayıtlara geçen kocaman tarihi eserlere rastlanmasa da Milattan Bir Önce 5 ila 3 bin yıllarına kadar dayanan bulgulara rastlanmıştır. Bu dönemde burada Hititlilerin yaşadıkları öngörülmektedir. Bölgeye en son 19. yüzyılın 2. yarısından bir sonra Kafkas göçmenlerin geldiği de bilinmektedir. Göle E-5 karayolu üzerinden yaklaşık 20 km asfalt bir yollar ile ulaşmak mümkündür. İstanbul ile arası yaklaşık 3 saat olan göle, Ankara'dan da yaklaşık 2 saat kadar ulaşmak mümkündür. Türkiye'nin tatil yörelerini tanıtmaya devam edeceğiz.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Bal reklamlarına yasak geldi

Televizyon kanallarında son zamanlarda bıkkınlık veren bal reklamları, RTÜK tarafından yasaklandı. Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız haberde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in, bal reklamlarının kaldırılması için RTÜK'e başvurduğunu söylemiştik. Radyo Televizyon Üst Kurulu ( RTÜK ), bu teklifi incelemiş ve bal reklamlarının yayınlarının durdurulması kararını almış. Bakanlık ayrıca 2 bal firmasına toplam 155 bin TL ceza kesmiş. Aslında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bal firmalarının neden bu kadar ucuza bal sattığını ortaya çıkarmak için, pek alışılmamış bir yöntem seçti. Bu firmalara, internet üzerinden ürün siparişi verildi. Tabii ki, şüphe çekmemek için, Bakanlık adresi yerine farklı bir adres verildi. Gelen ürünlerden alınan numuneler inceletildi ve ortaya beklenen sonuç çıktı. " Orijinal bal " diyerek satılan balın, aslında mısır şurubundan yapıldığı ortaya çıktı. Mısır şurubuna, esans, enzim ve polen katılarak sahte bal üretilmekte ve bu bal, piyasaya sürülmektedir. Balın sahte olması bir tarafa, içinde sağlık için riskli bir madde bulunması, durumun vehametini dahada arttırmaktadır. Bu sebeple RTÜK, Balderesi, Bal Teknesi ve Osmanlı Bal Evi firmalarının reklamlarını durdurma kararı aldı. İşin bir diğer garip tarafı ise, bu firmalara ait marketlerde satılan balların normal olmasına rağmen, kargo ile gönderilen balların taklit olmasıdır. Bu ortaya çıkan sonuç, atalarımızın şu sözünü bize hatırlatıyor : " Ucuz etin suyu kara olur "

24 Şubat 2013 Pazar

Anneler günü hediyeleri

12 Mayıs Anneler gününde, annelerimize ne hediye alalım? Hangi hediyeler onu sevinçli eder? Anneler bugünü hediyesi olarak ne verebiliriz? Gelin bu sorulara beraber cevap arayalım. Birden Çok insan , annelerine hediyelerini aldılar. Fakat hala daha ne hediye alacağını düşünenler var. Bizlerde bu konuya biraz açıklık getirelim istedik. " Ana buna benzer yar, Bağdat buna benzer diyar olmaz ", " Cennet anaların ayağı altındadır " sözlerini bilmeyenimiz yoktur. Bu sebepledir ki, anneler bugünü bizler ve annelerimiz amaçlı ek olarak da anlamlı olmaktadır. Birden Çok ana , yanlızca hatırlanmayı bekler. Harika birkaç söz söylemeniz, ellerini öpüp sarılmanız dahi yeter. Fakat illa ki bir hediye alacağız diyorsanız, o zaman hafızanızı biraz zorlamanızı öneriyoruz. Böyle bir düşünün. Anneniz en çok nelerden hoşlanır ? Evde eksik bir eşyası var mı? Hep almak isteyip de alamadığı bir birşey var mı? İhtiyacı olan bir şeyi var mı? Bu sorulardan birine cevap bulabildiyseniz şanslısınız demektir. Fakat biz cevap bulamadığınızı farzederek devamı edelim. Görünürde annenizin bir şeye ihtiyacı yok. O halde düş gücünüzü biraz zorlayın. Kendinizi annenizin adına koyun. Siz olsaydınız ne şekilde bir hediye isterdiniz ? Bir demet çiçek ideal bir hediye olabilir. İnternet üzerinden çiçek siparişi vererek, gününü ve saatini ayarlayabilirsiniz. Harika bir not ekleyerek bu hediyeyi ek olarak da anlamlı bir hale getirebilirsiniz. Yada son moda kıyafetlerden bir hediye bakabilirsiniz. Bir diğer muadil ise, beraber çekilmiş resimlerinizden harika bir klip hazırlayarak, anneler gününde anneniz ile beraber seyredebilirsiniz. Annenizin ve babanınızın nasıl mutlu bir evlilik yaşadığını hesaplayarak, bu alanda bir hediyede seçebilirsiniz. Uzaktaysanız, eğer ziyaret etme imkanınız yoksa, anneler gününde annenizi arayarak onu ne kadar çok sevdiğinizi, sevginizin bir gün değil, bir asır süreceğini söyleyiniz. Bu ona en kocaman hediye olacaktır. Annenize ne kadar özel bir kadın olduğunu hissettirecek hediyeler, onu daha da mutlu kılacaktır. Kısacası anneniz amaçlı anneler bugünü hediyesi seçmek aslına o kadar zor değil. Mühim olan şeyin, bu anlamlı günde onu hatırlamak ve onu ne kadar çok sevdiğinizi göstermek olduğunu unutmayın.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Nomofobi hastalığı

Çağımızın en yeni hastalığı : Nomofobi İngilizce"No Mobile Phobia"dan türetilen, Türkçe anlamı cep telefonundan mahrum kalma korkusu olan "Nomofobi" özellikle gençler üzerinde giderek yaygınlaşmakta. İngiltere'de 1000 insan üzerinde yapılan araştırmada, katılımcıların %66'sı, cep telefonlarını kaybetmeleri düşüncesinin kendilerini bunalttığını bildirdi . Özellikle bitiş dönemlerde geliştirilen uygulamalarla, cep telefonu kullanıcılarının toplumsal ağlara çok kolay bir biçimde bağlanmaları ve paylaşımda bulunmaları sağlanmakta; ek olarak kişiler bulundukları yerden ek bir araca ihtiyaç duymadan bu uygulamaları kullanabilmekteler. Cep telefonlarını yanlızca arama ve kısa mesaj yazma amaçlı kullanmadıklarından, eksikliklerini çok çok hissedeceklerini belirtiyorlar. Cep telefonları amaçlı güvenlik önlemleri geliştiren SecurEnvoy isimli şirketin 1000 insan üzerinde yaptığı araştırmaya göre ise, katılımcıların yaklaşık %40'ının iki adet telefonu bulunmakta. Bu anket neticelerini anlatan yetkililer "Gençlerin bütün hayatları telefonlarında. Onu kaybettiklerinde, kendilerini dünyadan kopmuş buna benzer hissediyorlar"dedi.

22 Şubat 2013 Cuma

Adaland Aquapark cenneti

Adaland Aquapark'ı Denediniz mi? Her yaz yaptığımız aktiviteler aslına bakarsanız benzerlik taşır. Denize gitmek, piknik uygulamak bunların başlıcalarıdır. Aslına Bakarsanız bu 2 tatil çeşidi de biz kadınlar amaçlı pekte tatil modunda geçmez özellikle pikniğe gidince oranın telaşesi ve eve gelince biriken bulaşıkların telaşesi bugünü birlik tatil hevesimizi kursağımızda bırakır. Denize gitme hususu ise benim düşünceme göre yanlızca 5 yıldızlı otele gidince ifade taşır. Yoksa apart kiralamak, ev tutmak yöntemleri ile geçirilen tatil tekrardan biz kadınlar amaçlı külfettir. "Offfff aman bıktım bu işlerden!" demekten tekrardan kurtulamazsınız. Benim Düşünceme Göre en güzeli demin de dediğim buna benzeyen 5 yıldızlı, her birşey dahil olmak üzere hatta ultra her birşey dahil olmak üzere bir otele gidip günümüzü gün etmektir. "Kocacım, bana şuradan bir meyve suyu getirir misin? Hayatım bana biraz meyve getirir misin?" isteklerimiz dahi kocalarımız tarafından reddedilmeden neşeli bir biçimde gerçekleştirilir. İşte tatil dediğimiz de budur! Elbette tatil amaçlı gittiğimiz yöreler farklılık gösterebilir. Ben bu yörelerden özellikle Ege Kıyılarını tercih eden tatil severlere bir öneri yapmadan geçemeyeceğim. İzmir'e 80 kilometre uzaklıkta bulunan Adaland Aquaprk sahiden de süper bir eğlence mekanıdır. Buraya bugünü birlik gitmek dahi insanın heyecanının katlanmasını, yüzünde gülücükler açmasının olanağı olacaktır. İçerisinde bulunan devasa su kaydırakları, havuzları, oyuncakları ile dilediğinizce eğlenebileceğiniz ve stres atabileceğiniz bir mekandır. Özellikle saat 17.00 civarı yerden fışkıran suların üstünde deliler buna benzeyen dans etmek çok güzeldir. Bence yolunuz bu yaz Ege Kıyıların düşerse kesinlikle Adaland Aquapark'a uğrayın .

21 Şubat 2013 Perşembe

Gribten kurtulmanın yolları

Gribi atlatmanın yolları Gribi atlatmanın yolları nelerdir? Gripten korunmak için neler yapılmalı? Grip belirtileri nelerdir? Özellikle kış aylarında herkesin korkulu rüyasıdır grip . Boğazda karıncalanmayla başlar , boğaz , başı , eklem ağrılarıyla devamı eder , burun akıntısı ve öksürükla bitiş bulur . Gripten korunmak için neler yapılmalıdır? Gripten korunmak %100 mümkün olmasa da , kısmen önlem alınabilir . Çok ısısı yüksek ortamdan çok ilgisiz ortama yada çok ilgisiz ortamdan çok ısısı yüksek ortama geçmemek bunlardan ilki olabilir . Kalın giyecekler tercih edilmeli ve özellikle boğaz ve ayaklar sıkıca kapanmalıdır . Hastalanmış olan birine çok yaklaşılmamalı , kullandığı tabak , çatal , kaşık , bardak buna benzer eşyalar kullanılmamalıdır . Bol bol C vitamini tüketilmeli , düzenli beslenmeli , düzenli uyumalı ve vücut çok çok yorulmamalıdır . Gribi atlatmanın yolları nelerdir? Aldığınız bütün önemlere rağmen gribe yakalandıysanız , doktora başvurup muayene olmanız ilk yapmanız gereken hareket olacaktır . Doktorunuzun yazdığı ilaçların yanında , yapmanız gereken birkaç şey , iyileşme sürecini hızlandıracaktır . Bol bol C vitamini ( Mandalina , portakal vs . ) almanız , vücudunuzun direnç kazanması bakımından önemlidir . Ek Olarak vücudunuzdaki toksinleri atmak için terlemeniz de , iyileşme sürecine katkıda bulunacaktır . Üzerinize bir yorgan yada battaniye alarak , vücudunuzun tamamı kapalı olacak şekilde bir yatağa yatın . Hastalanmış olduğunuz için , terlemeniz zor olmayacaktır . Bütün çamaşırlarınızın ıslandığından emin olana kadar yorganın içinden çıkmayın . Tamamen terlediğinizde , ıslanan çamaşırlarınızı değiştirin . Yataktan çıksanız da , terlemeniz devamı edecektir . Bu sebeple , 2. kez çamaşırlarınızı değiştirmeniz gerekebilir . Kesinlikle üşenmeyin . Islanan çamaşırlarınızın üzerinizde kalması , hastalığınıza olumsuz etki yapabilmektedir . Süt , pekmez , bal buna benzer enerji verici besinler , yine hastalığı atlatmakta size çok yardımcı olacaktır . Ek Olarak yorgun bir vücudun , her türlü hastalığa karşı savunmasız kalacağı düşünülürse , iyileşmek için dinlenmenin çok önemli olduğu daha net görülebilir . Halk aralarında söylenen " İlaçla yedi günde , ilaçsız 1 haftada iyileşirim " sözü her ne kadar gerçeği yansıtmasa da , bilinen bu yöntemleri uygulamak , gribi atlatmanızda sizlere pozitif katkı sağlayacaktır . Grip tekrarlar mı? " Bir kere hastalanmış oldum , bir daha olmam " mantığıyla hareket eder ve kendinize dikkat etmezseniz , hastalığın tekrar nüksetmesine neden olabilirsiniz . Bu yüzden , özellikle kış aylarında , gerek yiyecek ve içeceklerinize , gerekse kıyafetlerinize çok dikkat etmelisiniz . Zamanında ve dengeli beslenme , sağlam bir uyku , kış ayları boyunca unutmamanız gereken noktaların başında gelmektedir .

18 Şubat 2013 Pazartesi

Google pagerank güncellemesi

Google pagerank güncellemesi Google pagerank güncellemesi ne zaman? Penguen güncellemesinin ardından , pagerank güncellemesi gelir mi? Bu sorular, webmasterların en çok merak ettiği şey şu sıralar. Neredeyse tüm webmasterlar, Nisan ayı içerisinde pagerank güncellemesi yapılacağını düşünüyordu. En son Şubat ayının başında yapılan pagerank güncellemesi, Nisan ayında maalesef yapılmadı. Fakat bunun yerine hiç beklenmedik bir şekilde penguen güncellemesi yapıldı. Şimdi asıl soru şu : Acaba iki güncelleme aynı anda yapılır mı? Google bir algoritma değişikliğine gitti. Bu değişiklikten birçok site payına düşeni aldı. Düşenler olduğu gibi yükselenlerde oldu. Fakat genel olarak, memnuniyetsiz olanların sayısı bir hayli fazla . Peki pagerank güncellemesi de, penguen güncellemesi gibi bizleri ters köşeye yatırır mı? Bu sorunun cevabına evet diyebilecek kişi sayısının çok fazla olacağına eminiz. Geçtiğimiz pagerank güncellemesine kadar, google'ın hangi kriterlerde pr değerini yükselttiğini anlamak çok da kolay değildi. Spam site düşmanı gibi görünen google'ın, pagerank değeri verirken spam sitelere oldukça bonkör davranması, başlı başına bir çelişki unsuruydu. Fakat yapılan bu son güncelleme ile birlikte , birtakım şeylerin değişeceğine olan inanış artmaya başladı. Belki Google bu güncellemeyi kendi çıkarları için gerçekleştirdi. Bunu henüz kimse bilmiyor. Fakat yakın bir zamanda pagerank güncellemesi yapılacağını söylemek, çok da zor değil. Ancak asıl önemli nokta, pr değeri için de böyle radikal kararlar alınacak mı? Görünüşe göre, pagerank güncellemesi sonrasında, yine büyük bir şaşkınlık yaşanacaktır. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında, google'ın Mayıs ayı içerisinde pagerank güncellemesi yapacağını söylemek çok da zor değil.

27 Ocak 2013 Pazar

analizinin başarısı, aşağıda



1.2. Oran Analizinde Göz Önünde Bulundurulması Gereken Noktalar
Oran analizinin başarısı, aşağıda belirtilen noktaların gözden uzak tutulmamasıyla arttırılabilir:
•Finansal oranlar yalnızca işletmenin zayıf veya güçlü yönlerini gösteren bir araçtır. Daha doğru yorumlar için diğer verilerin de analizi gerekir.
•Oranlar yorumlanırken fiyat

25 Ocak 2013 Cuma

ulaşılabilmektedir. Türkiye'de Online Çiçek



Statik bir analiz türü olan oran analizinde, işletmelerin bir yıla ait bilanço ve gelir tablolarında yer alan kalemler arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Analiz ile işletmelerin kârlılık, likidite, finansman yapısı ve riski gibi kavramlar ortaya koyulmaktadır. Oran analizinde önemli olan konu oranların hesaplanmasından çok, ulaşılan rakamların yorumlanmasıdır. Oranlar yorumlanırken işletmenin geçmiş dönem oranları, aynı endüstri de yer alan diğer işletmelerin oranları ve uluslararası standartlar gözönüne alınmalıdır.
Oran analizinin analistlere ve yatırımcılara büyük kolaylıklar sağlamasına rağmen bazı kısıtları bulunmaktadır. Özellikle farklı değerleme yöntemleri kullanılması ve işletmelerin finansal durumlarını olduğundan daha iyi göstermek istemeleri gibi durumlarda hatalı sonuçlara ulaşılabilmektedir.
Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi
Oran analizinde işletme faaliyetlerinin değerlenmesinde kullanılış biçimine göre oranlar likidite, finansal, faaliyet, kârlılık ve piyasa temeli oranlar olmak üzere beş ana grupta incelenmektedir.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Daha doğru yorumlar



1.2. Oran Analizinde Göz Önünde Bulundurulması Gereken Noktalar
Oran analizinin başarısı, aşağıda belirtilen noktaların gözden uzak tutulmamasıyla arttırılabilir:
•Finansal oranlar yalnızca işletmenin zayıf veya güçlü yönlerini gösteren bir araçtır. Daha doğru yorumlar için diğer verilerin de analizi gerekir.
•Oranlar yorumlanırken fiyat

daha fazla olduğunu



İşletmenin finansal yapısının analizinde kullanılan oranlar aşağıdaki şekilde incelenecektir.
Öz kaynak/Aktif Oranı
Özkaynak/Aktif oranı, işletmenin sahip olduğu varlıkların ne kadarlık kısmının işletmenin sahip veya ortakları tarafından karşılandığını gösterir. Yani varlıkların finansmanında özkaynakların payının ne olduğunu bildirir. Bununla birlikte öz sermaye oranı olarak da bilinen oran, uzun vadeli kredi verenlere firmanın mali gücünü gösterir.

Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi


Söz konusu oranın yüksek oluşu, firmanın uzun vadeli yükümlülüklerini yerine getirememek nedeniyle çok fazla sıkıntı yasamayacağını ve firmanın bu açıdan güvenilir olduğunu ifade eder. Bu, firmaya kredi verenler açısından bakıldığında olumlu bir durumdur. Oranın düşük çıkması ise işletmenin kredi kullanımının oldukça fazla olduğunun bir göstergesidir. Öz sermaye oranına farklı bir açıdan bakıldığında; oranın düşük olması, işletmenin kredi teminini güçleştirir. İşletmenin satış veya karlılığında meydana gelebilecek olumsuz bir durum mevcut öz sermayeyi riske atabilir.
Toplam Borç/Özkaynak Oranı
Toplam borçlarla öz sermaye arasındaki iliskiyi gösteren toplam borç/özkaynak oranı; hem kısa hem de uzun vadeli finansal analizde önemli bir yer tutar. İşletmeye kredi verenler, bu oranın düşük olmasını; işletme ortakları ise yüksek olmasını tercih ederler. İşletmeden alacaklı olanlar, alacaklarının teminatı olarak öz sermayeyi gördüklerinden oranın düşük olmasını tercih ederler. Oranın büyük olması, borçlanma için fırsatların azalabileceğini; oranın küçük olması ise borçlanmanın faydalarından tam olarak yararlanılamadığını gösterir.
Toplam borçlarla öz sermaye arasındaki iliskiyi gösteren toplam borç/özkaynak oranı; hem kısa hem de uzun vadeli finansal analizde önemli bir yer tutar. İşletmeye kredi verenler, bu oranın düşük olmasını; işletme ortakları ise yüksek olmasını tercih ederler. İşletmeden alacaklı olanlar, alacaklarının teminatı olarak öz sermayeyi gördüklerinden oranın düşük olmasını tercih ederler. Oranın büyük olması, borçlanma için fırsatların azalabileceğini; oranın küçük olması ise borçlanmanın faydalarından tam olarak yararlanılamadığını gösterir.
Toplam Borç/Toplam Varlık Oranı (Kaldıraç Oranı)

Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi

Bu oran işletmenin kısa ve uzun vadeli borçlarının varlık toplamına bölünmesi yoluyla bulunur. Söz konusu oran, kaldıraç oranı olarak da ifade edilmektedir. Oran varlıkların yüzde kaçının borçlarla finanse edildiğini göstermektedir. İşletmeye kredi verenler oranın küçük olmasını arzu ederler. Çünkü işletmenin tasviyesi halinde, borç verenler öz sermayenin yeterliliği halinde alacaklarını tahsil etme olanağı bulurlar.
İşletme ortakları, kaldıraç oranının nasıl olmasını ister?
Ortaklar ise, oranın belli bir düzeye kadar büyük olmasını isterler. Çünkü bu durum öz sermayeye oranla yabancı kaynak kullanımının daha fazla olduğunu ifade eder. Bu şekilde finansman kaldıracı etkisiyle işletmenin karlılığını artırıp, ortakların daha fazla kar payı almaları sağlanır.
Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi
Ancak yabancı kaynaklar dikkatli kullanılmalıdır. Borçların maliyetinin öz sermayeye göre daha düşük olması kar/öz sermaye oranını artırır. Ancak belli bir noktadan sonra finansal risk artar, yeni borç bulmak zorlaşır ve maliyet yükselir. Bu noktada kar/öz sermaye oranı düşecektir. Bu nedenle ortaklar yabancı kaynaklar/toplam varlıklar oranının sermaye maliyetinin minimum olacağı noktada olmasını isterler. Kaldıraç oranı aşağıdaki gibi formüle edilir

20 Ocak 2013 Pazar

ve erken yaz



Bahçe ve balkonlarımızda yetiştirdiğimiz çiçekleri çeşitli yollardan temin ederiz. En kolayı bir seraya gidip gözümüze kestirdiğimiz, hoşumuza giden çiçekleri satın almaktır. Az miktarda bitki gerekiyorsa bu yol en mantıklısı olacaktır.

Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi


Eğer büyük bir balkon veya bir bahçemiz varsa fazla sayıda bitki gerekir. Bu durumda çiçeklerimizi çeşitli metodlarla kendimiz yetiştirmemiz daha ekonomik olur. Çiçeklerimizi tohumla, çelik veya kök sürgünlerinden yetiştirebiliriz.

Tohumla yetiştirme
Tohumla bitki yetiştirmek biraz karmaşık bir iştir. Bütün tohumlar aynı şekilde ekilmez. Bitkisine göre ekim zamanı,ısı ve ortam farklılıkları gösterir. En çok mevsimlik ve iki yıllık çiçekler tohumdan yetiştirilir.

Dayanıklı mevsimlik çiçekler
Yıllık çiçeklerin bir kısmının tohumu Eylül ayında asıl yerine ekilir. Bunlar sonbaharda çimlenir ve soğuktan korkmadan kışı geçirirler. İlkbaharda gelişir ve çiçek açarlar. Bu cins çiçekler yer değiştirmekten hoşlanmazlar. Yalnızca sık fideler seyreltilir ve kalanlar oldukları yerde büyütülür.

Bu türler genellikle ilkbahar ve erken yaz döneminde açan cinslerdir ve çoğunlukla bir kere ekilince ertesi yıllarda tohumları dökülerek kendiliklerinden çıkarlar. Mevsimlik hezaran, sarı nergis, çörekotu, tatlı bezelye, bekâr düğmesi ve godetya bu tür çiçeklerdir. Bu türler nisan ayında ekilebilir ancak çiçek verimleri düşük olur.

Hassas mevsimlik çiçekler
Daha geç açan mevsimlik çiçekler ise tohumları Mart ayında sıcak bir yerde ekilerek yetiştirilir. Erken çiçek almak için bu şarttır. Dışarı ekilmek istenirse hava ısınıncaya kadar yani Nisan sonlarına kadar beklemek gerekir. Bu durumda çıkan fideler ancak yaz ortalarında çiçeklenir.

Birinci metod: Tohumlar 15-18 c. sıcaklıkta ve aydınlık bir yerde ekilir. Saksı veya en az 5 cm derinlikte tepsilere hazır torfla doldurulur. Tohumlar serpilir. İri tohumların üstü hafifçe örtülür. Toz gibi ince olanlar ise örtülmez, hafifçe bastırılır. Püskürteçle sulanır. Üzerine bir cam kapatılır. Kahverengi bir kağıt konur. Cam her gün çevrilir. Tohumlar çimlenince önce kağıt, bir kaç gün sonra da cam kaldırılır. Fideler gerçek yaprakları çıktıktan sonra küçük kese veya saksılara şaşırtılır.

İkinci metod: Tohumlar aynı şekilde saksıya ekilir. Üzerine şeffaf bir naylon torba geçirilir. Ilık ve gölge bir yere konur. Tohumlar çimlenince torba kaldırılır ve saksı aydınlık bir yere konur. Aynı şekilde fidelenir.

Begonya, cam güzeli, ateş çiçeği, petunya,aslanağzı, mine ve buz çiçeği böyle ekilir. Kadife, kral kızı, horoz ibiği ve kozmos gibi fazla hassas olmayan bazı mevsimlikler nisan ayında dışarıya ekilir. Fideler çıkınca asıl yerlerine şaşırtılır.

Tohumları dışarıda yetiştirme
Daha çok iki yıllık ve kalıcı çiçekler için uygundur. Bu cinsler ilk yıl yaprak ve kök geliştirir. Ancak ertesi yıl çiçek açarlar. Tohum ekmek için Mayıs ayı en uygun zamandır.

Hafif gölge bir yer seçilir. Yanmış gübre ile beraber kazılmış ve iyice işlenerek inceltilmiş toprağa tohumlar serpilir. Çok ufak tohumlar örtülmez, hafifçe bastırılır. İri tohumlar için toprakta çizgiler açılır. Fazla derin açılmamalıdır. Tohumlar bu çizgilere seyrekçe serpilir ve hafifçe örtülür. Tohumlar süzgeçli kova ile düzenli olarak sulanır. Çıkan fideler Eylül ayında istenen yerlere fidelenir.

İki yıllık çiçekler: Yüksük otu, ay gülü, çan çiçeği ve hüsnüyusuf.

Ömürlü çiçekler: Haseki küpesi, ezan çiçeği, Acı bakla, ömürlü karanfil ve gülhatmi türleri böyle yetiştirilebilir.

Bütün bunlardan farklı şekilde ekilen tohumlarda vardır. Mesela hercai ve aslanağzı tohumları Ağustos sonuna doğru ekilir. Çıkan fideler 4-5 hafta sonra yerlerine şaşırtılır. Aslanağzı olduğu yerde de kalabilir.

Türkiye’de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi

Kök sürgünlerinden yetiştirme
Ömürlü çiçekler ve bazı soğanlı çiçekler için için en uygun usuldür. Zira bu şekilde bitkiden çiçek almak için bir yıl beklemek gerekmez. Hemen o yıl açar. Mesela seradan beğendiğiniz ömürlü çiçeklerden az sayıda alırsınız. Bitki gelişip çoğalınca köklerinden ayırıp yeni bitkiler elde edebilirsiniz.

Ayrıca ömürlü çiçeklerin bir kısmı 3 yılda bir sonbaharda sökülüp kökleri ayrılarak yeniden dikilirse bitki tazelenir ve ömrü uzar. Kök ayırma ilkbahar veya yaz sonunda yapılır. Etli kökleri keskin bir bıçak kullanarak ayırabilirsiniz. Çok iri bitkileri ise çatal belle hafifçe yerinden oynatmak gerekebilir.

Çelik ile yetiştirme
Bazı ömürlü çiçekler çelikle yani bitkiden kesilmiş dalı köklendirerek yetiştirilebilir. İki çeşit çelik olur:

Kök çeliği ile: Yıldız çiçeği, hezaran, şakayık ve acı bakla kök çeliğiyle yetişir. Bitkinin dibinden fışkınlayan taze dalları köke dokunmadan ya elle hafifçe çekerek,kopmuyorsa bıçakla kesilerek ayrılır. Kesilen çeliğin üzerinde ana daldan küçük bir parça bulunursa daha çabuk köklenir. Çelik saksıda köklendirilir.

Uç çeliği ile: Bitkinin çiçeksiz ve taze bir dalı 5-10 cm kesilir. Toprak önce bir çubukla delinir. Çelik yerleştirilir. Toprak hafifçe sıkıştırılır ve sulanır. Gölgede köklendirilir. Çelikler susuz bırakılmamalı ama çürüyecek kadar da aşırı sulanmamalıdır.

kaynak: www.e-yazar.net

8 Ocak 2013 Salı

koşulların, derinin tırmalama



Marmaris Özel Ceylan Hetman Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç.Dr. Tülin Mansur, şita mevsiminde dışarıda soğuk albeni, içeride kalorifer, soba, iklimleme cihazı kabil ortamın nemini yıpratıcı çevresel faktörlerin etkisiyle ve banyoda sıcak suyun tercih edilmesiyle nem dengesinin, bozulan ve kuruyan ciltte kaşıntıya yol açabileceğini bildirdi. Doç.Dr. Tülin Mansur, yaşlanma belirtilerini de artıran bu koşulların, derinin tırmalama olmasına illet olarak mayasıl görülme sıklığını artırdığını da söyledi.

Cilt bakımının mevsime göre değiştiğini anlatan Mansur, şöyle konuştu: "Kışın hem dışarıdaki karlı ve soğuk albeni hem de iç mekanlardaki fazla yakılan ısıtıcılardan kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bunların başında anahtar kuruluğunda artım meydana gelmektedir. Özellikle derisi zaten bazen hastalıklara alıngan olan kişilerde bu aşırı çirozluk kendini elan fazla göstermektedir. Dolayısıyla kışın cilt bakımında en önemli bahis derinin kuruluğunun ortadan kaldırılmasıdır. Gerekli nemlendirici ve yağlayıcı ürünlerle yağlanması ve nemlendirilmeye çalışılması gerekir. Evdeki âlem havası nemlendirilmelidir. Aşırı sıcak banyolar ve sauna hamam kabil ortamlardan cildi kuruttuğu amacıyla uzak ara vermek gerekiyor."
Kış güneşine dikkat

Doç. Dr. Tülin Mansur, yaz güneşi kadar şita güneşinin de dokuncalı etkileri olabileceğini belirterek şunları söyledi: "Kışın ilgi etmemiz müstelzim bir başka nokta ise yaz kabil şita güneşi de deriyi etkiler. Güneş koruyucuları yazın öneririz ancak kışın da güneşin dokuncalı etkilerinden sakınmak lazım. Şita güneşinde çok kalınırsa yaz kabil cildi etkileyebilir. Düşük faktörlü 25-30 kabil faktörler yeterli olmaktadır. Alınacak bazen önlemler ile şita mevsiminin cilt üzerindeki başka aksi etkilerinden sakınmak mümkün. Banyoda ve günlük el ve beniz temizliğinde deriyi kurutmayan temizleyicileri, eğer arık bir cilt tipine sahipseniz nemlendiricili temizleyicileri tercih edin. Çok sıcak su kullanmayın ve cağ süresinin 10 dakikayı aşmamasına ilgi edin.Banyodan ahir cilt tipinize uygun yüzünüz ve vücudunuz amacıyla nemlendirici krem ve losyonları kullanmayı ihmal etmeyin. Gün içerisinde defalarca yumak zorunda kaldığınız ellerinizi, değme yıkamadan ahir nemlendirin.

6 Ocak 2013 Pazar

sunmaktadır. en



İntikam dizisi arkasında almak isteyenlerin enformasyon ettiği sitelerden biri de bittabi ki dizi film amacıyla açılan pervane siteleri beyninde en kalitelisi ve içeriğe ehil hasıl intikam dizisi izle sitesi olmakta. Bu kent bilcümle içeriği ile öç dizisi için bilgiler vermekte ve hayranlarına sunmaktadır. en ahir bir hafta içerisinde Google arama motoru başta ahzetmek üzere bütün arama motorlarında milyonlarca can eliyle tıklandı.

2 Ocak 2013 Çarşamba

Ayrıca



Bahçe ve balkonlarımızda yetiştirdiğimiz çiçekleri değişik yollardan gerçekleştirme ederiz. En kolayı bir seraya gidip gözümüze kestirdiğimiz, hoşumuza giden çiçekleri satın almaktır. Az miktarda nebat gerekiyorsa bu defa en mantıklısı olacaktır.

Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi

Eğer balaban bir ayazlık yahut bir bahçemiz varsa fazla sayıda nebat gerekir. Bu durumda çiçeklerimizi değişik metodlarla kendimiz yetiştirmemiz elan hesaplı olur. Çiçeklerimizi tohumla, polat yahut kök sürgünlerinden yetiştirebiliriz.

Tohumla yetiştirme
Tohumla nebat yetiştirmek az buçuk karmaşık bir iştir. Bilcümle tohumlar ayrımsız şekilde ekilmez. Bitkisine bakarak ekim zamanı,ısı ve ortam farklılıkları gösterir. En çok mevsimsel ve iki almanak çiçekler tohumdan yetiştirilir.

Dayanıklı mevsimsel çiçekler
Almanak çiçeklerin bir kısmının tohumu Eylül ayında asıl adına ekilir. Bunlar güzün çimlenir ve soğuktan biperva kışı geçirirler. İlkbaharda gelişir ve çiçek açarlar. Bu cins çiçekler yer değiştirmekten hoşlanmazlar. Yalnızca sık fideler seyreltilir ve kalanlar oldukları yerde büyütülür.

Bu enva genellikle ilkbahar ve erken yaz döneminde açan cinslerdir ve ekseriyetle bir kere ekilince devrisi yıllarda tohumları dökülerek kendiliklerinden çıkarlar. Mevsimsel hezaran, solgun nergis, çörekotu, tatlı bezelye, bekâr düğmesi ve godetya bu tür çiçeklerdir. Bu enva april ayında ekilebilir ancak çiçek verimleri düşük olur.

Hassas mevsimsel çiçekler
Elan geç açan mevsimsel çiçekler ise tohumları Mart ayında sıcak bir yerde ekilerek yetiştirilir. Erken çiçek ahzetmek amacıyla bu şarttır. Dışarı ekilmek istenirse albeni ısınıncaya büyüklüğünde yani April sonlarına büyüklüğünde aramak gerekir. Bu durumda sâdır fideler ancak yaz ortalarında çiçeklenir.

Birinci metod: Tohumlar 15-18 c. sıcaklıkta ve aydınlık bir yerde ekilir. Baş yahut en az 5 cm derinlikte tepsilere hazır torfla doldurulur. Tohumlar serpilir. İri tohumların üstü hafifçe örtülür. Toz kabil ince olanlar ise örtülmez, hafifçe bastırılır. Püskürteçle sulanır. Üzerine bir içki kapatılır. Kahverengi bir kağıt konur. Içki değme gün çevrilir. Tohumlar çimlenince önce kağıt, bir birçok gün ahir da içki kaldırılır. Fideler gerçek yaprakları çıktıktan ahir bayağı kese yahut saksılara şaşırtılır.

İkinci metod: Tohumlar ayrımsız şekilde saksıya ekilir. Üzerine saydam bir düzme husye geçirilir. Ilık ve hayalet bir yere konur. Tohumlar çimlenince husye kaldırılır ve baş aydınlık bir yere konur. Ayrımsız şekilde fidelenir.

Begonya, içki güzeli, ateş çiçeği, petunya,danaburnu, mine ve buz çiçeği hakeza ekilir. Kadife, kral kızı, horoz ibiği ve kozmos kabil fazla alıngan olmayan bazen mevsimlikler april ayında dışarıya ekilir. Fideler çıkınca asıl yerlerine şaşırtılır.

Tohumları dışarıda yetiştirme
Elan çok iki almanak ve kalıcı çiçekler amacıyla uygundur. Bu cinsler evvel yıl varak ve kök geliştirir. Ancak devrisi yıl çiçek açarlar. Döl ekmek amacıyla Mayıs kocaoğlan en akla yatkın zamandır.

Hafif hayalet bir yer seçilir. Göynük gübre ile beraber mahkûk ve iyice işlenerek inceltilmiş toprağa tohumlar serpilir. Çok ufak tohumlar örtülmez, hafifçe bastırılır. İri tohumlar amacıyla toprakta çizgiler açılır. Fazla derin açılmamalıdır. Tohumlar bu çizgilere seyrekçe serpilir ve hafifçe örtülür. Tohumlar süzgeçli aşırma ile ahenkli olarak sulanır. Sâdır fideler Eylül ayında istenen yerlere fidelenir.

İki almanak çiçekler: Yüksük otu, ay gülü, kampana çiçeği ve hüsnüyusuf.

Ömürlü çiçekler: Haseki küpesi, ezan çiçeği, Acı bakla, ömürlü karanfil ve gülhatmi türleri hakeza yetiştirilebilir.

Bütün bunlardan farklı şekilde ekilen tohumlarda vardır. Söz Gelişi hercai ve danaburnu tohumları Ağustos sonuna akıllıca ekilir. Sâdır fideler 4-5 hafta ahir yerlerine şaşırtılır. Danaburnu olduğu yerde de kalabilir.

Kök sürgünlerinden yetiştirme
Ömürlü çiçekler ve bazen soğanlı çiçekler amacıyla için en akla yatkın usuldür. Çünkü bu şekilde bitkiden çiçek ahzetmek amacıyla bir yıl aramak gerekmez. Çabucak o yıl açar. Söz Gelişi seradan beğendiğiniz ömürlü çiçeklerden az sayıda alırsınız. Nebat gelişip çoğalınca köklerinden ayırıp yeni nebatat elde edebilirsiniz.

Ayrıca ömürlü çiçeklerin bir kısmı 3 yılda bir güzün sökülüp kökleri ayrılarak baştan dikilirse nebat tazelenir ve ömrü uzar. Kök ayırma ilkbahar yahut yaz sonunda yapılır. Etli kökleri keskin bir bıçak kullanarak ayırabilirsiniz. Çok iri bitkileri ise dirgen belle hafifçe yerinden heyecanlandırmak gerekebilir.

Çelik ile yetiştirme
Bazen ömürlü çiçekler çelikle yani bitkiden kesilmiş dalı köklendirerek yetiştirilebilir. İki çeşit polat olur:

Kök çeliği ile: Baht çiçeği, hezaran, şakayık ve acı bakla kök çeliğiyle yetişir. Bitkinin dibinden fışkınlayan dinç dalları köke dokunmadan ya elle hafifçe çekerek,kopmuyorsa bıçakla kesilerek ayrılır. Kesilen çeliğin üstünde ana daldan bayağı bir parça bulunursa elan acele köklenir. Polat saksıda köklendirilir.

Uç çeliği ile: Bitkinin çiçeksiz ve dinç bir dalı 5-10 cm kesilir. Arazi önce bir çubukla delinir. Polat yerleştirilir. Arazi hafifçe sıkıştırılır ve sulanır. Gölgede köklendirilir. Çelikler susuz bırakılmamalı amma çürüyecek büyüklüğünde da aşırı sulanmamalıdır.

saksıda bitki yetiştirmenin incelikleri püf noktaları



Gül bir bostan bitkisidir. Gölgeli yerlerde aşırı âlâ gelişemez. Saksıda da yetiştirilebilir ancak aşırı aşkın ilgi ve özen ister. Bereketli güneşe ihtiyacı vardır. Tam çağ olmasa birlikte sadece öğleden önce yahut sadece öğleden sonra bereketli güneş alabilen yerler de uygundur. Yetersiz güneş ise dimdik sonuç alabilmeniz açısından on paralık uygun değildir.

SAKSIDA GÜL YETİŞTİRMEK

Saksıda yetiştirmek amacıyla en âlâ tür cüce güllerdir. Hemen değme toprakta yetişebiliyor. İlk baharda üst dallarından kesip ekerseniz kolayca köklenir büyür antrparantez sonbahara büyüklüğünde çiçek birlikte açar. Ego yıllarca denemişimdir. Bunların tek kusuru kokusuz olmalarıdır. Amma bütün sene çiçek açarlar. Camekanlı bereketli güneşli balkonda kışın da çiçek açar. Ayrıntılı yıllar yaşarlar. Aşağıda resmini görüyorsunuz. Değişik renklerde olurlar.
Türkiye'de Online Çiçek Göndermede Lider Çiçekçi

GÜL TÜRLERİ VE SINIFLANDIRILMASI

Gülleri sınıflamak birkaç şekilde olur. Bu sınıflandırmalardan biri: Senede bir defa ilkbahar sonlarında, yaz başlangıcında çiçek açan türleri ve bütün sene, antrparantez kışın dahi çiçek açan türleri (yediveren gülleri) olmak üzere ikiye ayrılır.
Yediveren Gülleri: İlkbahar sonlarından şita başlangıcına büyüklüğünde çiçek açar. Soğuğa dayanabilen türleri kışın da “havalar aşırı soğuk gitmedikçe” çiçek açabilir.
Ayrıca sarmaşık gülü denen uzayıp giden gül çeşitleri olduğu gibi boyu 2 metreyi bulamayan ağaççık yahut çalı çeşitleri de vardır. Aşkın uzayan dalları kurur gider. Bir de bacaksız gül cinsi var. Antrparantez saksılarda aşırı kolay yetiştirilebilen bir karış boyunca cüce güller vardır amma bunlar kokusuz olur.
Bütün gül çeşitleri ahit zaman cezrî akva sürgünler verir. Aşılı güllerde bu sürgünlerin namevcut edilmesi gerekiyor.
Güllerin aşırı ensesi kalın çeşitleri vardır. Burada ayrıntılı uzun yazamıyorum.
AŞILI GÜL

Bunun geçer olduğunu düşünenler var. Hâlbuki geçer görülecek on paralık bir yönü yoktur.
Aşılı güllerin kötü ve antrparantez ağır yönleri: Normalde olması müstelzim kokusunu balaban ölçüde kaybeder. Bilindiği üzere, bitkilerde telkih şu şekilde olur: İyi asıl bir bitkiden bir çıngı alınarak ayrımsız türden hasıl amma âlâ kalitede sıfır başka bir bitkiye aşılanır. Telkih yapılan yerden sâdır dalın dışındaki dallar namevcut edilir. İşte aşılı gülün tehlikesi buradadır: Gül cezrî sürgünler veren bir nebat olduğundan, aşılı yerin elan alt ve kök kısmından sâdır sürgünler esas bitkinin özelliğini taşıyacaktır. Yani bir çandır gülüne telkih yaparsanız, cezrî çıkacak acar sürgünler gene çandır gülü olacaktır. Böylecene telkih sonucu sâdır dalları korumanız, diğerlerini namevcut etmeniz gerekiyor.

Sendikası (TEİS) Genel



Bütün Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, "1 Aile'tan itibaren eczanelerimizde kıyamet kopacak. Çünkü el kitabı reçetesi sıfır hasta ilaçlarını almaya geldiğinde, cümle çökelek olursa, eczacı ne vereceğini göremeyeceği amacıyla hastalar ilaçlarını alamayacak.' dedi.

Nurten Saydan, 1 Aile'ta uygulanmaya başlanacak e-reçete ile iglili yazılı ancak açıklama yaptı. Yeni uygulamaya, Medula Provizyon Sistemi'nin henüz hazır olmadığını belirten Saydan, "Normal şartlarda bile pazartesi ve cuma günleri kesilen cümle, 1 Aile'ta e-reçete uygulaması hayata geçirildiğinde hastaların elinde reçetesi olmadığı amacıyla, eczaneler ilaçları sistemde göremeyecek ve ilaç veremeyecekler." diyerek anlatım etti.

TEİS namına, defaatle bu konudaki şikayetleri yetkililere ilettiklerini belirten Saydan, şunları anlatım etti: "Medula Provizyon Sistemi, eczacılara kesintisiz ve aklık bakım verememektedir. Her pazartesi olduğu gibi, 24 Aralık'ta da cümle kesilmiş, hem hastalarımızı hem de bizleri kıygın etmiştir. Eczanelerimizde ilaçlarımız bulunan, hastalarımız karşımızda amma bakım veremiyoruz. Bu akseptans edilemezken yılbaşından itibaren uygulanacak olan e-reçete uygulaması, durumu daha da zora koşacaktır. Zira, SGK anons üstüne anons yayınlıyor, 'Doktorlar e-reçete yazsınlar, yoksa el kitabı reçeteler karşılanmayacak' diyor. SGK'ya soruyoruz; bu sistemle nasıl olacak? Eczacılar namına son aşama endişeliyiz. Eczanelerimize hastalarımız e-reçete numarası ile geldiğinde, Medula Provizyon Sistemi çalışmadığı amacıyla doktorların yazdıkları ilaçları göremeyecek ve ilaçlarını veremeyeceğiz. Doktorlar hastayı muayene yazar reçete yazabiliyorlar, onların sistemleri çalışıyor. Amma eczanelerin sistemleri çalışmadığından hastalarımızla eczanelerimizde ne yapacağımızı bilemez haldeyiz. Kısaca, 1 Aile'tan itibaren bulunan sistemle eczanelerimizde kıyamet kopacaktır."